Kuran-i Kerim de Geçen Meyve isimLeri

Yazan: admin 15 Kasım 2009 Pazar  
Kategori: Genel, Kuran-i Kerim

KURAN’DA GEÇEN MEYVE İSİMLERİ

Hurma

Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez- yaratan O’dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Enam Suresi, 141)

Yeryüzünde birbirine yakın komşu kıtalar vardır; üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar da vardır ki, bunlar aynı su ile sulanır; ama ürünlerinde (ki verimde ve lezzette) bazısını bazısına üstün kılıyoruz. Şüphesiz, bunlarda aklını kullanan bir topluluk için gerçekten ayetler vardır. (Rad Suresi, 4)

Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl Suresi, 11)

Hurmalıkların ve üzümlüklerin meyvelerinden kurdukları çardaklarda hem sarhoşluk verici içki, hem güzel bir rızık edinmektesiniz. şüphesiz aklını kullanabilen bir topluluk için, gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 67)

“Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın.” (İsra Suresi, 91)

Onlara iki adamın örneğini ver; onlardan birine iki üzüm bağı verdik ve ikisini hurmalıklarla donattık, ikisinin arasında da ekinler bitirmiştik. (Kehf Suresi, 32)

Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: “Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim.” Altından (bir ses) ona seslendi: “Hüzne kapılma, Rabbin senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır.” Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin.” (Meryem Suresi, 23-25)

Böylelikle, bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler-bağlar geliştirdik, içlerinde çok sayıda yemişler vardır; sizler onlardan yemektesiniz. (Müminun Suresi, 19)

“Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında?” (Şuara Suresi, 148)

Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: (Yasin Suresi, 34)

Ve birbiri üstüne dizilmiş tomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da. (Kaf Suresi, 10)

Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var. (Rahman Suresi, 11)

İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır. (Rahman Suresi, 68)

Zeytinler, hurmalar, (Abese Suresi, 29)

Nar

O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır. (Enam Suresi, 99)

İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır. (Rahman Suresi, 68)

Muz

Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları, (Vakıa Suresi, 29)

İncir

İncire ve zeytine andolsun, (Tin Suresi, 1)

Kiraz

Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları), (Vakıa Suresi, 28)

Üzüm

Hangi biriniz ister ki, altından ırmaklar akan hurmalardan, üzümlerden bir bahçesi olsun, içinde kendisinin olan bütün ürünler de bulunsun; fakat kendisine ihtiyarlık gelip çatsın, (üstelik) zayıf ve küçük çocukları olsun (böyle bir durumda iken) ona (bahçesine) ateşli bir kasırga isabet etsin de yanıversin. İşte Allah size ayetleri böyle açıklar ki, düşünesiniz. (Bakara Suresi, 266)

O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır. (Enam Suresi, 99)

Yeryüzünde birbirine yakın komşu kıtalar vardır; üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar da vardır ki, bunlar aynı su ile sulanır; ama ürünlerinde (ki verimde ve lezzette) bazısını bazısına üstün kılıyoruz. Şüphesiz, bunlarda aklını kullanan bir topluluk için gerçekten ayetler vardır. (Rad Suresi, 4)

“Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın.” (İsra Suresi, 91)

Onlara iki adamın örneğini ver; onlardan birine iki üzüm bağı verdik ve ikisini hurmalıklarla donattık, ikisinin arasında da ekinler bitirmiştik. (Kehf Suresi, 32)

Böylelikle, bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler-bağlar geliştirdik, içlerinde çok sayıda yemişler vardır; sizler onlardan yemektesiniz. (Müminün Suresi, 19)

Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: (Yasin Suresi, 34)

Nice bahçeler ve üzüm bağları. (Nebe Suresi, 32)

KURAN’DA GEÇEN SEBZE İSİMLERİ

Siz (ise şöyle) demiştiniz: “Ey Musa, biz bir çeşit yemeğe katlanmayacağız, Rabbine yalvar da, bize yerin bitirdiklerinden bakla, acur, sarmısak, mercimek ve soğan çıkarsın.” (O zaman Musa “Hayırlı olanı, şu değersiz, şeyle mi değiştirmek istiyorsunuz? (Öyleyse) Mısır’a inin, çünkü (orada) kendiniz için istediğiniz vardır” demişti. Onların üzerine horluk ve yoksulluk (damgası) vuruldu ve Allah’tan bir gazaba uğradılar. Bu, kuşkusuz, Allah’ın ayetlerini tanımazlıkları ve Peygamberleri haksız yere öldürmelerindendi. (Yine) bu, isyan etmelerinden ve sınırı çiğnemelerindendi. (Bakara Suresi, 61)

AĞAÇLAR

Sizin için gökten su indiren O’dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. (Nahl Suresi, 10)

Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. (Nahl Suresi, 68)

Dedi ki: “O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim, onda benim için daha başka yararlar da var.” (Taha Suresi, 18)

Görmedin mi ki, gerçekten, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah’a secde etmektedirler. Birçoğu üzerine azab hak olmuştur. Allah kimi aşağılık kılarsa, artık onun için bir yüceltici yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar. (Hac Suresi, 18)

Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: “Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah benim;” diye seslenildi. (Kasas Suresi, 30)

Böylece onları aldatarak düşürdü. Ağacı tattıkları anda ise, ayıp yerleri kendilerine beliriverdi ve üzerlerini cennet yapraklarından örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine seslendi: “Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?” (Araf Suresi, 22)

DİKKAT ÇEKİLEN BİTKİLER

Zeytin ve diğerleri

O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır. (Enam Suresi, 99)

Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez- yaratan O’dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Enam Suresi, 141)

Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl Suresi, 11)

Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir. (Nur Suresi, 35)

Kuran’daki Benzetmeler İçinde İsmi Geçen Bitkiler

Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir. Allah, dilediğine kat kat arttırır. Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir. (Bakara Suresi, 261)

Güzel şehrin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz. (Araf Suresi, 58)

Şifa Özelliği Taşıyanlar

Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin.” Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. (Meryem Suresi, 25-26)

CENNET BİTKİLERİ

Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: (Yasin Suresi, 34)

Ve birbiri üstüne dizilmiş tomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da. (Kaf Suresi, 10)

Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var. (Rahman Suresi, 11)

İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır. (Rahman Suresi, 68)

Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları, (Vakıa Suresi, 29)

Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları), (Vakıa Suresi, 28)

CEHENNEM BİTKİLERİ

Darı Dikeni

Onlar için (zehirli olan) dari’ dikeninden başka bir yiyecek yoktur. (Gaşiye Suresi, 6)

Zakkum

Nasıl, böyle bir konaklanma mı daha hayırlı yoksa zakkum ağacı mı? (Saffat Suresi, 62)

Doğrusu, o zakkum ağacı; Günahkar olanın yemeğidir. Pota gibi; karınlarda kaynar-durur; Kaynar-suyun kaynaması gibi. (Duhan Suresi, 43-46)

Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz. (Vakıa Suresi, 52)

Kuranın manası

Yazan: admin 10 Kasım 2009 Salı  
Kategori: Kuran-i Kerim

Kur’anın manası

Sual: Kur’anın bu kadar tercümeleri varken herkes Kur’anı niye anlayamasın?
CEVAP
Anayasa kitabı Türkçedir. Hukukçu olmayanlar okursa, farklı görüşler meydana çıkar. Hukukçular arasında bile farklı anlayışlar oluyor. Anayasa birçok konularda kanunlara havale eder. Kanunlar birçok hükmü tüzüklere, yönetmeliklere havale eder. Kanunu, Tüzüğü, Yönetmeliği bilmeden Anayasaya göre bu iş şöyledir demek çok yanlış olur. Dinimizde de Kur’an-ı kerimden başka Hadis-i Şerifler var, ICMA var, kıyas-ı fukaha

var. Ancak bunları bilmekle Kur’an-ı Kerim anlaşılabilir, tercümesini okumakla anlasilmaz.

Köylüye ait bir kanunu hükümet, doğruca köylüye göndermez; çünkü köylü okuyabilse safra Anlayamaz. Bu kanun önce valilere gönderilir. Valiler iyi anlayıp, açıklamasını ekleyerek kaymakamlara, bunlar da daha açıklayarak muhtarlara anlatır. Muhtar da ancak köylü diliyle köylüye söyler. İşte Kur’an-ı Kerim de, ahkam-ı ilahiyedir. Kanun-i rabbanidir. Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimde kullarına saadet yolunu göstermiş ve kendi kelamını insanların en yükseğine göndermiştir. Kur’an-ı kerimin manasını yalnız Muhammed Aleyhisselam anlar. Başka kimse tam Anlayamaz. Eshab-ı kiram, ana dilleri olarak Arapça bildikleri, edip ve Beliğ oldukları halde bazı ayetleri Anlayamaz, bunların manasını Resulullaha sorarlardı. Hatta Cebrail Aleyhisselam bile, Kur’an-ı kerimin manasını, esrarını, Resulullaha sorardı. (S. Ebediyye)

İmam-ı Gazali hazretleri de buyuruyor ki:
Kur’an-ı kerim Allahü teâlânın kelamıdır. Ağızdan çıkan harfler, ateş demeye benzer. Ateş demek kolay; Fakat ateşe kimse dayanamaz. Bu harflerin manaları da böyledir. Bu harfler, başka harflere Benzemez. Bu harflerin manaları meydana çıksa, yedi kat yer, yedi kat gök dayanamaz. Allahü teâlâ kendi sözünün büyüklüğünü, güzelliğini bu harflerin içine saklayarak insanlara göndermiştir. Kur’an-ı kerimi okumadan önce, bunu söyleyen Allahü teâlânın büyüklüğünü anlamalı, kimin sözü olduğu düşünmeli. Kur’an-ı Kerime dokunmak için, temiz el gerektiği gibi, onu okumak için de, temiz kalb gerekir. Bunun içindir ki, Eshab-ı kiramdan Hazret-i İkrime, Mushaf’ı açınca kendinden geçerdi. Allahü teâlânın büyüklüğünü bilmeyen, Kur’an-ı kerimin büyüklüğünü Anlayamaz. Allahü teâlânın büyüklüğünü anlamak için de, Onun sıfatlarını ve yarattıklarını düşünmek lazımdır. Bütün mahlûkatın sahibi, hakimi olan bir zatın kelamı olduğunu düşünerek okumalıdır. (Kimya-yı Saadet)

Anlamadan da olsa Kur’an-ı kerimi okumak çok sevabdır ve ibadettir. İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri, Allahü teâlânın, (Anlayarak da anlamayarak da Kur’an-ı Kerim okuyan, benim rızama kavuşur) buyurduğunu bildirmiştir. (İhya)

Pazarlık sünnettir
Sual: Alış verişte Pazarlık şart mıdır?
CEVAP
Şart değildir. Ihtiyaç varsa Pazarlık yapılır. Pazarlık sünnettir.

Alış verişte müslümanın aldanması caiz olmadığı gibi, aldatması da caiz değildir. Üç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Müslümanı aldatan bizden değildir.) [İ.Rafiî]

(Bizi aldatan bizden değildir.) [Taberani]

(Aldatan Cennete giremez.) [Tirmizi]

Fakirlerin malını fazla parayla Almalı, onları sevindirmeli; fakat zenginden mal Alırken aldanmak sevab değildir, kötüdür. Malı zayi etmektir. Pazarlık edip ucuz almak lazımdır. Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin, her aldıklarında Pazarlık eder, ucuz almaya uğraşırlardı. Kendilerine, (Bir günde birçok sadaka veriyorsunuz da, bir şey satın Alırken niçin uzun Pazarlık ederek yoruluyorsunuz?) Dediklerinde, (Verdiklerimizi Allah rızası için veriyoruz. Ne kadar çok versek yine azdır; fakat Alışverişte aldanmak, aklın ve malin noksan olmasındandır) buyururlardı. (Kimya-yı Saadet)

Uzun pantolon
Sual: Erkeklerin, pantolonu ayaklarını örtecek kadar uzatmaları caiz midir?
CEVAP
Mekruh olduğu Seadet-i Ebediyye’de yazilidir.

Kuran-ı Kerimde Sayı Yok Mudur

Yazan: admin 29 Ekim 2009 Perşembe  
Kategori: Kuran-i Kerim

ur’an-ı kerimde sayı yok mu?
Sual: (3 İhlas okumak, 33 kere sübhanallah demek, 10 gün oruç tutmak gibi sayı bildiren şeylerin hepsi uydurmadır, Kur’anda sayı bildiren hiçbir şey yoktur) diyene ne cevap vermeli?
CEVAP
Gerek âyet-i kerime ve gerekse hadis-i şeriflerde sayı bildirilmiştir. Birkaç örnek verelim. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki [özet olarak]:

(Kurban kesemeyen kimse hac günlerinde 3, memleketine döndüğü zaman 7 olmak üzere oruç tutar ki hepsi tam 10 gündür.) [Bekara 196]

(Ölen kimselerin hanımları, [evlenmeden önce] 4 ay 10 gün iddet bekler.) [Bekara 234]

(Boşanan kadınlar, [evlenmeden önce] 3 aybaşı hâli bekler.) [Bekara 228]

(Yeminin kefareti, ailenize yedirdiğinizin ortalamasından 10 fakiri yedirmek veya giydirmek yahut 1 köle azat etmektir. Bulamayan 3 gün oruç tutmalıdır.) [Maide 89]

(İffetli kadınlara zina isnat edip de, sonra [ispat etmek için] 4 şahit getiremeyenlere 80 sopa vurun.) [Nur 4]

(Azat edecek köle bulamayanın, ailesiyle temastan önce peş peşe 2 ay oruç tutması gerekir. Buna gücü yetmeyen, 60 miskini doyurur. Bu kolaylık, Allah’a ve Peygamberine inanmış olmanızdan ötürüdür; bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır; inkâr edenler için can yakıcı azap vardır.) [Mücadele 4]

(Ay hâlinden kesilen kadınlar ile henüz ay hâli görmeyenlerin iddetleri 3 aydır; hamilelerin iddeti, doğuma kadardır.) [Talak 4]

(Bir iyiliğe 10 katı sevap, bir kötülüğe ise misli kadar ceza verilir.) [Enam 160]

(Kur’anı Peygamber uydurdu diyenlere “Haydi siz de onun gibi 10 sure getirin” de.) [Hud 13]

Daha başka bir çok sayı bildiren âyetler de vardır.
Görüldüğü gibi, Kur’an-ı kerimde sayılar vardır. Niye 4 değil de 3 gün oruç, niye 11 değil de 10 fakir, niye 50 değil de 60 miskin demeye kimsenin hakkı yoktur. Allahü teâlâ dilediği gibi emreder. Zaten maksadı bozuk olan, ne bildirilseydi bu sefer aksini sorardı, niye öyle de böyle değil derdi.

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(3 gece ateşlenen, günahlarından anadan doğduğu gün gibi temizlenir.) [Deylemi]

(Ayda 3 gün oruç tutan, ayın hepsini oruçlu geçirmiş gibi olur.) [İbni Asakir]

(Meste mesh müddeti, misafir için 3 gün, 3 gece; mukim için 1 gün 1 gecedir.) [Tirmizi]

(Bismillâhillezi lâ yedurru …… duasını sabah 3 kere okuyana akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]

(1 gün ilim öğrenmek, 3 ay oruç tutmaktan daha hayırlıdır.) [Deylemi]

(Her namazdan sonra; 3 kere “Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüv el-hayyel-kayyume ve etubü ileyh” okuyanın, bütün günahları affolur.) [İbni Sünni]

(Namaz sonunda, 3 kez Sübhane Rabbike âyetini okuyan çok sevaba kavuşur.) [Taberani]

(Sabah-akşam 7 kez, “Hasbiyallahü la ilahe illa hü, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-azim” okuyan dünya ve ahiret sıkıntılarından kurtulur.) [İbni Sünni]

(Cuma namazından sonra, 7 kere “İhlas ve Muavvizeteyn” okuyan, bir hafta kazadan, beladan ve kötü işlerden korunur.) [İbni Sünni]

(Sabah veya akşam namazını kıldıktan sonra, 7 defa “Allahümme ecirni minennar” diyen, o gün ölürse Cehennemden korunur.) [Nesai]

(Cuma günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur.) [Dare Kutni]

(Her namazdan sonra 33 sübhanallah, 33 elhamdülillah, 33 Allahü ekber sonra, “La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadir” diyen kimsenin deniz köpüğü kadar günahı olsa da affedilir.) [Müslim]

Sonraki sayfa »

~ Uyari: Sitemiz Diyanet isleri Baskanligi Tarafin'dan Aylik Gozetimin'den Gecmektedir Yorumlarinizi Yaparken Seviyeli Olmaya Ozem Gostelim Lutfen.