islami evlilik nasıl olur

Yazan: HfZ_aLi_1990 16 Ekim 2009 Cuma  
Kategori: isLamda Evlilik

ADNAN OKTAR’IN EKİN TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI
(2 ÅžUBAT 2009)

Adnan Oktar: …evlilik saf sevgi üstüne olur. Allah’ın tecellisi olarak o insanı seversin. Ve bütün amacın Allah’ın verdiÄŸi o emaneti, eÅŸin olarak, hatta bir nevi kardeÅŸi gibi görerek, hatta bir çocuÄŸu gibi görerek, evladı gibi görerek o emaneti koruyup kollamaktır ve onu dünya ÅŸartlarında en iyi ÅŸekilde yaÅŸatmaktır.
 
Adnan Oktar: Saf sevgiye dayalı olması lazım. Allah’ın tecellisine niyetle bakmak lazım. İnsan tutkuyu yaşamak için evlenir. Allah’ın verdiği o güzel hissi, derinlik hissini yaşamak için ve Allah’a birlikte güzel kulluk edebilmek için, Allah’ın rızasını kazanmak için insanlar evlenirler. Allah’ın tecellisine niyetle insan sevilir. Öbür türlü çok garip ve çok zorlu bir iticiliği var, yani çok zorlu iticiliği. Allah vermesin.

EVLİLİK YALNIZCA ALLAH’IN RIZASI ARANARAK YAPILMALIDIR

ADNAN OKTAR’IN KANAL 35 (İZMİR) RÖPORTAJI
(21 Åžubat 2009)

Adnan Oktar:  Yani eğer Allah’ın rızası yoksa Allah’ın tecellisi olarak bir insan bir kadını sevmiyorsa yani ben kendim olarak düşünüyorum, ben gerçekten tiksinirim öyle bir kadından iğrenirim yani bana itici gelir. Yani onda bir derinlik bulamam, tutku da bulamam, şefkat de bulamam, bir güzellik de bulamam ve öyle bir şeyden de iğrenirim. Öyle bir şey düşünemem. Yani dolayısıyla aklı başında bir insanın çette çatta bilmem bu tip şeylerle mutlu olması diye bir konu olamaz.

Çünkü insan karşısındaki insana saygı duyuyorsa, değer veriyorsa o etkiler insanı. Saygı duymadığı, değer vermediği bir insan, insana maymun gibi gelir, yani çok itici gelir. Yani ha maymunla ilişkiye girmiş ha onunla ilişkiye girmiş. Yani öyle bir şey olmaz. Kadındaki o tutku ve ona çok değer vermenin meydana getirdiği ruhtaki etki cinselliktir. Biz buna cinsellik diyoruz. Çok değer verirsin, çok ciddiye alırsın ama çok çok ciddiye alırsın, o senin için çok özeldir, çok büyüktür gözünde, muhterem ve mübarektir, tertemizdir. Sana aittir. İffetinden eminsindir. Bu o zaman insanın ruhundaki şiddeti büyütüp tetikler. 

Ama bu yoksa chat çatla istediği kadar uğraşsın. Zaten Allah ona o gücü vermez. Zaten bu konuda toplumun o kesimi hasta. Zaten zevk alamıyorlar kadınlardan ve o yüzden de kendilerince uğraşıyorlar yani işte ilaçlar alıyorlar. Bilmem ne macunlarıyla, bilmem ne ilaçları. Bu macunla, ilaçla olacak şey değildir. Bu tutkuyla olan bir şeydir. Allah’ın insanların ruhuna yansıttığı şiddetli bir güçtür bu. Cennette de böyledir bu. Yani insanların ruhunda derin bir tutku olacaktır cennette. Biz buna cinsellik diyoruz. Yoksa domuzlar gibi üst üste çıkmak, yani insanı sadece tiksindirir, iğrendirir. Başka bir şey değildir.

ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI
(3 Åžubat 2009)

Adnan Oktar: … bir insan eÄŸer çok samimi ve çok akıllıysa Allah zaten ona bereket verir, mutlaka onun yolunu açar ve onun için hayırlıysa onun kaderindeki insan onu karşısına zaten çıkartır. Yani manavdan armut alınır gibi gidip kadın alınmaz. Var öyle tipler, geliyor iÅŸte evinin arabasının olduÄŸunu söylüyor, sanki toptancı tüccarı gibi böyle, ÅŸu ÅŸu ÅŸu var buna karşılık da bana bir bayan bulun evleneyim, yani bu dehÅŸet verici yani bütün milletin gözünün önünde bunun yapılması da dehÅŸet verici, bu çok ürkütücü, köle satın alır gibi. Sen tutkuyla, samimiyetle, candanlıkla seveceÄŸin Allah’ın bir tecellisini arıyorsun, orada da bir kamyon mal vererek ben birini almak istiyorum diye ortaya çıkıyorsun yani arada daÄŸlar kadar fark var. Yani boyut farkı var, bu çok itici ve çok zorlu izahlar bunlar, çok acıdır yani bunlar. İnsan Allah’ın tecellisini görmek, Allah’ın rızasını kazanmak için evlenir ve Allah’ın tecellisinden zevk alır insan. Ve sadece Allah rızası için yapılır bu güzellik, Allah’ın yüzünü görmenin Allah’ın tecellisini görmenin heyecanı yaÅŸanır. Burada hazırlık yaparken iÅŸte şöyle mi olacak, böyle mi olacak, Allah zaten onun zeminini yapmıştır, kaderlerinde vardır, kaderindeki kadınla insan karşılaşır. Yoksa insan yani her ne olursa olsun bu iÅŸ olacak diye bir konu olmaz. Mümin mutlaka Allah’tan hayırlısını beklemesi gerekir, Allah ona ÅŸartlarını, ortamını hazırladığında, karşısına o insanı çıkarttığında onda bir hayır vardır. Müslüman Allah’ın ona vereceÄŸi hayrı beklemek durumundadır. Yani illa bir ÅŸey istediÄŸi an olması diye bir konu yoktur.

Kadının Eşini Seçme Hakkı ve İslam

Yazan: admin 11 Ekim 2009 Pazar  
Kategori: isLamda Evlilik, islamLa Kadin

Medine’nin yerlilerinden olan Hidam’ın kızı Hansa, bir gün AiÅŸe validemize gelir ve sorusunu şöyle sorar: Valide, der. Babam beni itibarlı bulduÄŸu akrabasıyla evlendiriyor. Bana sorma gereÄŸi duymuyor. Ben de bundan rahatsızlık duyuyorum. Ben bir kız olarak hayat arkadaşımı seçme hakkına sahip deÄŸil miyim? İslam bana bu hakkı tanımıyor mu? Babamın seçtiÄŸini seçmeye mecbur muyum? AiÅŸe validemizin cevabı: Åžu anda Resulullah evde yok. Birazdan gelir. Sorunu O’na soralım, cevabını da O’ndan birlikte dinleyelim. Sen ÅŸuracıkta biraz bekle… Az sonra Efendimiz (sas) teÅŸrif eder. AiÅŸe validemiz de Hansa’nın sorduÄŸu soruyu aynen sorar: Kızın seçme hakkı yok mu, der. Hansa bana böyle bir soru sordu. Babası Hidam onu itibarlı bulduÄŸu bir akrabasıyla evlendiriyor, kızcağıza sorma gereÄŸi de duymuyormuÅŸ? Bu soruya Efendimiz özel bir ilgi gösterir ve ilk emrini verir: Hemen kızın babası Hidam’ı bulup getirin! Ensar’dan Hidam aranıp bulunur. Resulullah seni istiyor, derler. TelaÅŸla huzura giren Hidam’a Efendimiz’in ilk sorusu: Hidam! Sen kızına sorma gereÄŸi duymuyor da kendi beÄŸendiÄŸini mi beÄŸenmeye zorluyorsun? Baba Hidam’ın cevabı hazır: Ya Resulullah, der. Benim beÄŸendiÄŸim iyi bir ailenin akıllı bir çocuÄŸudur. Kızıma layık olan da odur! Hidam, seçtiÄŸin bu gençle hayatı yaÅŸayacak olan sen misin, yoksa kızın mı? Kızımdır ya Resulullah! Öyle ise hayatı kim yaÅŸayacaksa son söz de onun hakkı deÄŸil mi? Kızın yaÅŸayacağı genci beÄŸenme hakkına sahip olmazsa, beÄŸenmediÄŸi gençle nasıl mutlu yaÅŸayacak? Efendimiz sözünü söyler ve şöyle baÄŸlar: Hemen kızına sormadan yaptığın bu anlaÅŸmayı durdur! İşte bu sırada ötelerden beklenmedik bir ses gelir: Ya Resulullah, babamın seçtiÄŸine artık ben de evet, diyorum. AnlaÅŸmayı durdurmasın! Bundan sonra da ÅŸu fevkalâde güzel açıklamayı yapar Hansa kız. Der ki: Babamın kendi seçtiÄŸini seçmeye beni mecbur bırakması, ÅŸehirde, ‘Kızların seçme hakkı yoktur.’ gibi bir düşüncenin yayılmasına sebep oldu. Bu yüzden sorma gereÄŸi duydum. Åžimdi anlaşıldı ki, kızların seçme hakkı vardır. Ailesi kendi seçtiÄŸini seçmeye kızlarını zorlayamaz. Artık ben babamın seçtiÄŸine kendi isteÄŸimle evet, diyorum. Sözünden dönme durumunda kalmasın babam! Elbette hiçbir baba kızına kötü aday seçmez…( Ahmet Åžahin, 13 Mart 2007)
Halife Hazret-i Ömer’in (ra) “Biz İslam’dan önce kadınları insan yerine koymazdık.islam gelince onlara hem ayetlerde hem de hadislerde yer verdi, erkekler gibi hakları anlatıldı. Ondan sonra biz kadınların da erkekler gibi hakları olduÄŸunu düşünür hale geldik!..” (Buhari, Müslim).Bir tespit de oÄŸlu Abdullah’tan. “Biz kadınlar hakkında ileri geri konuÅŸmaktan korkar olduk, vahiy gelir de bizi azarlar kadın hakları konusunda diye!

İslam da Evlenmenin Hükmü Nedir

Yazan: admin 11 Ekim 2009 Pazar  
Kategori: isLamda Evlilik, islamLa Kadin

İslam’da evlenmenin hükmü üç kısımdır: Vacip, sünnet ve mübahtır.

1- Bir kimsenin şehveti galebe çalıp günaha girmekten endişe ederse evlenmesi vaciptir.

2- Bir kimse ÅŸehvet hissine sahip olur, fakat iradesi kuvvetli olduÄŸundan günaha girmesi söz konusu olmazsa maddi durumu müsaid olduÄŸu takdirde evlenmesi sünnettir. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: “Ey gençler cemaatı! Sizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlenmek gözü haramdan en çok çevirici ve ırzı en ziyade koruyucudur. Evlenmeye gücü yetmeyen oruç tutsun. Çünkü oruç onun için ÅŸehvet kırıcıdır” (Buhari, Müslim). İmam-ı Åžafii (ra) şöyle diyor: “İradesi kuvvetli olduÄŸundan harama girmekten endiÅŸesi olmayan kimsenin evlenmeyip ibadetle meÅŸgul olması daha iyidir. Çünkü Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim’de Hz. Yahya’yı “Hasun” –kadınlara karışmayan- kelimesiyle meth ve sena ediyor.”

3- Bir kimse yaşlı veya cinsi iktidarı zayıf olursa evlenmesi mübah ise de, evlenmemesi daha iyidir. Çünkü evlenme gereği olmadığı halde ağır bir yük altına girmiş olur (al-Müğni li ibn Kudame).

Sonraki sayfa »

~ Uyari: Sitemiz Diyanet isleri Baskanligi Tarafin'dan Aylik Gozetimin'den Gecmektedir Yorumlarinizi Yaparken Seviyeli Olmaya Ozem Gostelim Lutfen. islami sohbet - dini sohbet - islami Sohbet - islami Forum - müslüman chat - akdeniz sohbet - İslami Sohbet - Musluman - islami sohbet - islam - chat - islami sohbet -