Cinsel İlişki Sonrası Kanama
11 Kasım 2009 admin
Kategori: Abdest GusuL
Soru: 7 aylık evliyim ve 26 yaşındayım. Daha önce cinsel ilişki sonrası hiç kanamam olmamıştı ilk defa cinsel ilişki sırasında kırmızı renkli kanamam oldu fakat kanama sırasında parça gelmesi v.b bir şey olmadı uzun da sürmedi, ilişki den sonra kesildi. Sadece kanama oldu ve kesildi ağrı ve acı çekmedim.Doğum kontrol hapı kullanıyorum ve adet döneminde de değilim. Kanamanın sebeplerini öğrenebilir miyim?
Şimdiden teşekkür ederim.
islamda Eşler Arasındaki İlişki
Eşler arasında avret konusunda bir sınırlama yoktur. Karı-kocanın, birbirinin vücutlarının her yanına bakmaları dokunmaları caizdir. Eşler arasında örtünme zorunluluğu söz konusu değildir. Eşlerin birbirlerini çıplak görmelerinden dolayı da gusül gerekmez. Cinsel ilişki esnasında üstlerini örtülü bulundurmaları mendup yani İslam adabındandır.
Adet ve lohusalık gibi kadınlara mahsus özel hallerin dışında, eşlerin cinsel yönden birlikte olmaları konusunda dinimizce bir sınırlama getirilmemiştir.
KiÅŸinin eÅŸiyle hangi yoldan cinsel iliÅŸkiye girebileceÄŸi Kur’an-ı Kerîm’de ve Sünnette açık bir ÅŸekilde ifade edilmiÅŸtir. Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulmaktadır:
“Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaÅŸmayın. Temizlendikleri vakit, Allah’ın size emrettiÄŸi yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.” (Bakara Sûresi 2/222)
Âyet-i Kerîme’de geçen “Allah’ın emrettiÄŸi yerden” ifadesiyle kastedilen kadının cinsel organıdır.
Bu âyetten bir sonraki âyette (yani Bakara Sûresi 2/223) ise cinsel ilişkinin pozisyonu serbest bırakılmaktadır. Şöyle buyuruluyor:
“Kadınlarınız sizin ekinliÄŸinizdir. EkinliÄŸinize dilediÄŸiniz biçimde varın…”
Âyet-i Kerîme’de kadının cinsel organı ekinlik yani ekin ekme yerine, erkeÄŸin nutfesi, (dölü) tohuma, doÄŸacak çocuk da ürüne benzetilerek istiare* sanatının kullanıldığı bir anlatım tercih edilmiÅŸtir. Bununla kiÅŸinin eÅŸiyle cinsel iliÅŸkiye girebileceÄŸi yolun ancak çocuÄŸun geldiÄŸi yol, yani üreme organı olabileceÄŸine dikkat çekilmiÅŸtir.
Konu Sünnette daha açık bir şekilde açıklanarak cinsel ilişkinin ancak kadının cinsel organından olabileceği ifade edilmiştir.
Peygamber Efendimiz yukarıda zikredilen Bakara Sûresi 2/223. Âyet-i Kerîme’yi açıklarken şöyle demiÅŸtir: “İster ön taraftan ister arka taraftan yaklaÅŸ. Yeter ki dışkının çıktığı mahalden (anüsten) yaklaÅŸmaktan ve hayızlıyken yaklaÅŸmaktan sakın.” Konuyla ilgili bir diÄŸer hadis de şöyledir:
“Cinsel organdan olduÄŸu zaman ona her pozisyonda yaklaÅŸabilirsiniz.”
Burada örnek olarak zikrettiğimiz bu iki hadis gibi konuyu net bir şekilde açıklayan diğer rivayetlerden de çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır ki anal seks haramdır.
Oral seks (cinsel organın ağza alınması, öpülmesi vs,) konusuna gelince, bu konuda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda hareket edilmesi, ayrıca cinsel organlar necaset mahalli olduğundan bu tür ilişkilerden kaçınılması gerekir. Çünkü her müslümanın kesin olarak haram olan hususlardan kaçındığı gibi haram şüphesi olan konulardan da uzak durması gerekir.
Nitekim Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuÅŸtur: “Helâl olan ÅŸeyler belli, haram olan ÅŸeyler bellidir. Bu ikisinin arasında, halkın birçoÄŸunun helâl mi, haram mı olduÄŸunu bilmediÄŸi şüpheli konular vardır. Şüpheli konulardan sakınanlar, dinini ve ırzını korumuÅŸ olur. Şüpheli konulardan sakınmayanlar ise gitgide harama dalar. Tıpkı sürüsünü baÅŸkasına ait bir arâzinin etrafında otlatan çoban gibi ki, onun bu arâziye girme tehlikesi vardır. Dikkat edin! Her padiÅŸahın girilmesi yasak bir arâzisi vardır. Unutmayın ki, Allah’ın yasak arâzisi de haram kıldığı ÅŸeylerdir. Åžunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçücük bir et parçası vardır. EÄŸer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur. EÄŸer o bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir ” (Buhârî, ÃŽmân 39, Büyû’ 2; Müslim, Müsâkat 107, 108. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Büyû’ 3; Tirmizî, Büyû’ 1; Nesâî, Büyû’ 2, Kudât 11; İbni Mâce, Fiten 14).

